Yokluk ve Piç

e-Posta Yazdır PDF
sessizce geçti
ömrümüzün çığlık yerinden…
sevgililerimizi ciğerlerimize doldurmuştuk
bir sigara
biraz bira
ve amonyak kokusuna
sarhoş olmuştuk..
 

saçlarına elma kokusu bulaşmış
ve kukusuna düşkün kızlarıyla harcanmış
delikanlı zamanlarımızdı..
ceplerimize doldurmuştuk
gençliğimizi…
 

krem kokan
ojesiz
süt beyaz
ve hiçbir erkeğin namusuna sarılmamış,
göğüs uçlarından bir İstanbul yarattığımız,
yan bakan gözleri alaşağı ettiğimiz,
masalların ve hikâyelerin prensesi bakire aşklarımız vardı bizim..
sayfa sayfa hamur kokardı onlar..
ve okudukça âşık,
okudukça paragrafize olurdu ruhlarımız.
 

yollarına yağmur yağdığı gün İstanbul’un; ambulanslar ağlardı sol şeritlerde…son insanda ölürdü belki ve belki tanrı öldürürdü..sonra doğardı bir insan daha henüz diğeri ölmeden… bu hesapta yanlışlık vardı. dünya, kaç insanı daha kaldırabilirdi? ve kaldıramadığı vakit, öldürür müydü? neden sayısı bu kadar fazla her şeyin? her şey, kaç şey için yaratılmıştı ve kaç bin yıl daha yaşayacaktı? telafisi olmayan hataları insanlar neden yapardı? onarılması mümkün olmayan bir yapı yıkılırdı evet ama gök gürültüsü gibi ağır ve devrik bir ses neden ikiye bölerdi her şeyi? yaygıcılar ortasında dolgun sarışınlar pazarlanırdı belki evet, ve belki ucuz kavgalarda bırakırdık çocukluğumuzu. bırakmasak olmaz mıydı? tırnakları yerinden sökülmüş bir ağacı üstüne deviremez miydik ? öldüremez miydik yaşama otostop çeken ve kalbi titreyen şiirleri kendi kafesinde? güneşin yüzüne tüküremez miydik? bayatlamış insanlığın küllerini sarıp içemez miydik iki dudak arasında? göğüslerinde sabahladığımız orospuları aşık edemez miydik? eski gramofonlar, eski plaklar, eski sesler, eski ekşimik tatları, eski rahibeler ve eski sırnaşıklar… ruhumu delip geçen bütün tarih kayıtlarını silemez miydik?
 

hazımsız bir eylüldü
iyi hatırlıyorum..
tarih, derslerden soyunup orospuluk yapardı
edebiyat, Türk dilinden uzun olmayan bacaklarını ayırırdı felsefenin önünde
darwin maymun olurduve yazardı edebiyatın vajinasında soluk soluğa.

-    piçin tekisin sen!
-    piç diye bir şey yoktur. aslolan yokluktur
-    yokluk piç o zaman!
-    mümkündür.. 

o an anladılar yokluğun piç olduğunu. ve cevabını bulmaktan kaçtığımız sorular gibi, baba evinden kaçtığımız geceler sığınırdık
bir sigara
biraz bira
ve biraz amonyak kokusuna.
sarhoş olurduk..

Kaan Özer` • 15aralık06
 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı