dudaklarına sarılır uyurum; saçlarından masal yapar üstüme örterim. önce ellerinden öper, sonra gözlerimin bebeği yaparım seni.
peronda ağır ve yaşlı bir kadın
beni bekliyor.
aklının ucu dumanlı,
içine bin çeşit kaburga sığdırılmış
kâlpleri beş parasız hayatları taşıyan
kadın…
birazdan
rotası çizilmiş
gideceği yeri belli
kaçışı olmayan bir kadına kaçacağım
peronda ağır ve yaşlı bir kadın
beni bekliyor.
ba(kı)şı örtülü çığlıklar
ve ağırdan kararmış,
ve kendi gölgesine basmaya çalışan çocuklar gibi haylaz
ve yorgun sevmelerimi taşımaya hazır
ve biletli
ama kâlpleri beş parasız hayatları içine almış kadın beni bekliyor.
birazdan
göbeğine taş doldurmuş adam gibi yıkılacağım
birazdan
çocukluğuma doğru yol alan kadının koynunda
gecenin sütun bacaklarını omzuma atıp
sana geleceğim…
birazdan
sarılır uyurum dudaklarına
biletli ve kâlpleri beş parasız hayatların sokağından dönerek
kendi gölgesine basmaya çalışan çocuklar gibi haylaz
bilirsin
Tanrı çizer alnının ortasından
bizler,
yaratılmışın üstüne oynarız bütün kozlarımızı
Kaan Özer - 13 eylül 06



