ara sıra bahsediyorlardı
bir zamanlar ölü olan
ama şimdi yaşayan bir gencin, bilekleri bükülmüş şiirlerinden.
nefes alan hidroksit bir orospuya
bir saatlik vizitesi sayfalarca mantık
sayfalarca ihanet
sayfalarca cehalet
sayfalarca bir ölü sessizliği…
şimdilerde daha karanlık
ve eskimiş
okunması zor
el yazısı büyüklüğünde yaralar açılıyordu okuyanın kalbinde..
orospular geçiyordu gözlerimin önünden
orospular;
tunalı hilmi’nin yaratmadığı
sek suma yutmuş
zikzak çizen
göğüslerinde kırk pezevengin diş izi olan orospular..
hayır demeyi bilemeyen bir şairin yatak odasında
sere serpe yatan mum ışığı sarhoştu
orospunun nefesi
alkoldü
paraydı
çığlık çığlık besteleriydi karısının!
üstelik
her gece
kitaplarını kemirirdi aç fareler!
kuyruğu kıstırılmış sesler gıcırdardı
kavanozun içinde!
saçları kızıl sarışın yere düştüğünde
beş parasız hayaller bıçaklanırdı sırtından!
bir birayla başlayan sevişmelerin hiç mi hiç önemi yok.
tanrı içki içmezdi
ve asla yarattığıyla sevişmezdi
sihirli değneğindeki son meteliğe küfürbaz
yattığı yerden homurdanan bir orospunun gölgesi, dudaklarındaki sigarayı resmederken
yatağın muhiti hangi delikanlıdan sorulurdu ki?
eteğini göğüslerine kadar kıvıran bir kadın,
efkârlı
kiralık
sarhoş
keş
yani orospu(!),
güneşten geriye kalan soğuk bir iklimi kırmızı ışıkta durdurabilir
öl der dudaklarını yakan sigarayla
ve gölgesindeki resmiyet ürkütür alaca ölümü
bir şair daha ölür
öldürdüğü mısralarda
bir şair daha ölür
öldüğü orospuyla…
Kaan Özer` • 15Ksm06
- anasayfailk hede
- gölgelerşiirin gölgesi
- kelime sevişmenleriDeneme ve serbest yazınlar
- tribal enfeksiyonKısa kısa...
- söyleşileryapılan söyleşiler
- kitaplarbasılı yayınlar
- iletişimyazara ulaşın
- biyografituhaf zamanlar
- ziyaretçi defterini okuziyaretçi defterini oku
- ziyaretçi defterine yazziyaretçi defterine yaz
- evrak çantasıevrak çantası
- gecelikgecelik
- giriş / kayıtgiriş yap / kayıt ol




Yorumla
basarılar
kartpostallarda gördüğümüz geyikli kızaklar
başıboş sallanıyor…
Tanrı Aşkına!
her şey yıkılıyor, fıstık ezmesi solucanlar
tuhaf kelime vagonları
gar yalnızlığı
ve ağacın küçük yapraklarında kiralık huriler..
beni öpüp okşayan,
şairin mısralarında ölü
şair kadar genç
şair kadar sakıngan
ama orospu…
herşey kırk derece ateşli bir kadının güvercinlerinden (!) yükseliyor göğe doğru
bir şair daha ölür
öldürdüğü mısralarda
bir şair daha ölür
öldüğü orospuyla?
''bütün yalnızlıklarınızın ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin…'
anlatılan insanla yasadıkları ve sizin yazdıklarınız bağdaşıyor.bir fizibilite bu kadar güzel ortaya cıkarılabilir…tebrikler