Islak Şarkılar

e-Posta Yazdır PDF
dilimde yasaklanmış bir şarkının dizeleri ıslanıyorken, düşlerine teğet geçen kol düğmelerimi söküyorum yerinden.. bir dahaki sefere, ömrümü ilikleyeceğim sen geçerken gözlerimin önünden..

başka zamanlarda yakalanırsın sevinme..
kalbindeki kahve lekesinden anlarım ben..
ne kadar kavanoza sığdırılıyorsa düşlerin, o kadar şeffafiyet dökerim bu aşk kazanının içine.. şeytanın kırılan bacaklarını ufalarım nazar değmesin diye..
bana bahsetmediğin okunmuş kitapların kadar tozlu omuz diplerim.. ne vakit başını koysan, o vakit aldatırım seni..
sözlerini fırlatıyorum uzağa… yürürken adımlarımı sayıyorum.. çay çekirdeğinin yarası kanıyor tükürülmüş tuz yüzünden.. Bana, hiç yazılmamış bir şeyler karala.. içinde örgülü saçların olan.

sokakta,
müstakil yalnızlıklar..
rüzgarda
akıntı dudaklarım..
son gibi
kapanıyor göz perdelerim..
göğüs uçların sızlıyorken anlıyorum bu denli eylüle tutkunluğunu..

gökte
susam kokulu minareler;
yerde,
sızıma sızan göçebe yansımalar,
ve
notaların ayarsız melodisi..
yalnızlığıyla sevişen kaç kucak biliyorsan, yarıya indirmiş bayraklarını..

durdum..
peşin sıra savrulan tüm harflerin ardından..
ben
bir sen gördüm aşkı fısıldayan..
iklimin adı kar..
sesli bir denklem yağıyor kente her gece..
eriyor kalabalığın arasında duraksamalar...
sancılanıyor eskimiş sandık.. ve aşk doğuyor bir anadan kilerde..

Kaan Özer - 2005
 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı