Aşkı, fuhşa zorluyorlardı kalp diplerinde
Öylesine ‘tiz’ bağırmaydı seslerimiz.. alkole tutulmuş satır aralarıydık biz. Yatırılmış karakterlerin mahkumiyetinde, günahlarımızı satıyorduk
Sahi..
Ölümün rengi neydi?
Bir resmin peşi sıra
Tanrı
ve ıslak adımlarda eylül
iki yokluk arasında, secdeye durduğum yalvarmalarım
ve seni istemelerim,
ölüm gibi kayboluşa düşerken,
Tanrı
ve tabloda sen gizi..
Sahi..
Aşkın rengi neydi?
Yalnızca gerçek olan, ruhumun küflü işlemeleriydi. Verilmiş bir sözün avuç içi çizgisiydi..
Öznesi çözümsüz cümlelerimde sen yokluğu sancılanırken, istiyorum seni.
Sahi sevgilim..
İkimizin rengi neydi?
11 yıl gibisin..bir resmin peşi sıra Tanrı ve ıslak adımlarda eylül düşünürken, iki yokluk arasında secdeye durduğum yalvarmalarım aklımı kemiriyor.. ve seni istemelerim ölüm gibi kayboluşa düşerken, Tanrı ve tabloda sen gizi ıslanıyor..
Şimdi ayaklarına yol olma vakti..
vakit,
satır arası
alkole yatırılmış karakterlerin mahkumiyetinde günahlarımızı satma vakti…
vakit seni sevme vakti..
biz aşıktık;
sen, puslu bir gece.
Kaan Özer
12 Mart 2006
03:03
- anasayfailk hede
- gölgelerşiirin gölgesi
- kelime sevişmenleriDeneme ve serbest yazınlar
- tribal enfeksiyonKısa kısa...
- söyleşileryapılan söyleşiler
- kitaplarbasılı yayınlar
- iletişimyazara ulaşın
- biyografituhaf zamanlar
- ziyaretçi defterini okuziyaretçi defterini oku
- ziyaretçi defterine yazziyaretçi defterine yaz
- evrak çantasıevrak çantası
- gecelikgecelik
- giriş / kayıtgiriş yap / kayıt ol




Yorumla
Aşkın Rengi
"Ol" dedin oldum. Topraktan yoğurdun hamurumu. Nefesini üfledin dile geldim, sığındım sana yaradan, hikmetinden sual edemedim, acizdim. Neylersin ki yüreğinin büyüklüğü kadar sevebilecek kadar acizdim. Sana doğruldum himmet eyledim hak cihan huzurunda, secde durdum sevgimle sana.
Bir nebze huzur dolsun istedim gözlerimin ferine? Sevgi deryasında umman bir köpük olup uzaklardan selam durdum divanında? gel gör ki unuttun beni yaradan, nefsime yenik düşüp sevgiliye sığındım, itti.
Elmayı ısıramadım ama sevgimi sundum, bozguna uğradım. Karındaştır dedim el uzattım, muhannetin bağıymış, talana uğradım, dosta gittim, kapattı gözlerini, dinledi ve gitti… Anam kaldı elde, tutunup sarıldığım; babam kaldı benimle oturup ağlayan. Anladım ki ne dost, ne gardaş, ne yar, ne yaradan, varsa sığındığın bir anan baban işte o zaman vardır dünyada en büyük derman. Be hey tanrı sesimi duy, bil ki ben bir bülbülsem feryadım gülşene kalmayacak, murada eremezsem bu dünyada, huzurum mahşere kalmayacak? aşk benim olacak, sevgi yolum olacak, yarin didar?ı Kabe?m olacak? işte o vakit ben sevdiğimde, mecnun dile gelip seyre duracak, Leyla?yı unutup aşkıma gıpta edecek, tanrılar dile gelip hak cihan huzurunda el pençe divan eyleyecek, bu kent tüm ışıklarını kapatıp sükut eyleyecek. Dünya durup tersine fır dönecek. Ben sevdiğimde tüm ?ben?ler yok olup ?biz? olacak.
Akıttığın gözyaşlarım adına and olsun ki ne muhannetin bağı, ne dostun gözü, ne yarin kem sözü sevmekten vazgeçirmeyecek beni. Ben severken sana ulaşacağım tanrı. İşte o an tüm cihan maviye boyanıp, MAVİ aşkın rengi olacak?
MaviÇocuk
30.11.2007
14.20
siyaha boyadı sözlerin geceyi..
gece siyah, gündüz siyah
günahlarımız siyah
…
aşkın rengi mi? dedin
simsiyah
…