
oradaydık…
süt dişlerinden dökülen nefesin kadar anne kokan
ve öfkeli bir serüvenin kahpesi istanbul gibi
dokundukça
uzaklaşan…
peygamberler peşimizdeydi
hıçkıra hıçkıra ağlayan geceden
ateşe düşmüş tanrı’lardan
evcilleşmeyi bekleyen aşkımızdan
korkuyorduk!
öyle çok soydular ki içimizdeki gerçeği
çırılçıplak sevişiyor
ve yeni korkular doğuruyorduk.
bu yüzden bir gün
göğsümüzü parçalayacak şarapnel parçaları.
dudaklarımızı söküp meme uçlarımıza iliştireceğiz,
-yetmeyecek!
kaburgalarımızın altına sığınacağız,
-görecekler!
bir “neden” doğuracağız sevişmelerimizden arta kalan,
kurtuluş köşesinden döneceğiz kıskıvrak,
sokulacağız şairliğimize!
susacağız sonra korkumuzdan…
…
oradaydık.
ölmeye hazır, yeniden yaratılmaya heyecanlı!
son göktaşı gibi ateşli, -devrilip üstünüze,
bu dünyanın ayak uçlarına yanarak düşüyoruz!
ağlayacak birkaç dakikamız yoktu.
bu yüzden kıyametin kemiklerimizi kırmasına izin verdik.
oradaydık.
tanrı’nın kollarında…
Kaan Özer / 14Kasım2007




Yorumla
Çok etkileyici! Güçlü bir kalemin var. Aylardır okuduğumun en iyisiydi.
Gerçekten güzel bir şiir olmuş.
Tebrikler…
bana site editörünüz, 'Allah' dediğimde bu mısralarınızı tavsiye etti. galiba beni anlamadı…
sevgili kardeşim, aç'sınız… böyle de doyamazsınız… bu sizin açlığınızı çoğaltır… şehvet, aşk değildir ve hakikaten dünya çok kısadır. sen ölümsüz olmak istemez misin? ölümsüzlük, tadılmaz ki sen dilinden başka tad unsuru kabul etmiyorsun…bir gece sana sonsuz tadı bahşetmesini umuyorum Rabb'imden… amin.
İnsan -açıklayamadığına tapar. Bu alemin varoluşundan beri böyledir. Şiiri de bu pencereden tekrar değerlendirmenizi isterim.
İnançlarımızı tekrar gözden geçirmemize sebep olan şiir.
Unuttuğumuz ve bu unutkanlıklarımızı alışkanlığa sürükleyen yaşam, alabildiğine çalıyorken bizden, Tanrı'ya biraz daha yakın olmanın umudunu söküp alıyorum şiirinizden.
Kutluyorum.
Tasavvufun derin sularından geçerek söylenen sözler çoğu kez inancımıza zarar verecek boyutlara ulaşır.Bu nokta fayda yerine zarar meydana gelir.
Ruhumuzun inanca olan açlığını öncelikle Rabbimizin emir ve yasaklarını hakkıyla öğrenerek doyurabiliriz.
Şiirde dile getirilen sözlerin bu bağlamda yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.
Ufak bir hatırlatma:
Rabbimizin güzel isimlerini,Zatî Sıfatlarını yeniden okumanızı tavsiy ederim.
Ve İhlas suresinin tefsirini.Elmalılı Hamdi yazırın tefsirini tavsiye ederiz.
Dikkat ediyorum da, herkes birbirine gözden geçirmekten bahsediyor. Ama kimse gözden geçirmiyor :-) Demek ki bildiklerimizi okumaya pek kararlıyız.
Yaratılışın sırları, yaşam mucizesi, Tanrı'dan kaçış ve tekrar O'na dönüş serüveni…
Attığımız her adımda, aldığımız her nefeste O'nun ismini dilinden düşürmüyorsunuz. Yanlış yapmama gayreti sizi sürekli yanlışa ve sığlığa sürüklese de bundan vazgeçmiyorsunuz. Ananelerimizden kalma bilgilerle yaşayıp paslı paslı ölmenin "bilmek" eyleminden çok uzak olduğunu biliyorsunuz ama bundan da vazgeçmiyorsunuz.
Kur'an-ı Kerim rehberdir evet ama tek değildir. Tanrı bir tanedir ama çok tanedirde. Bu enerjinin gücünü hissetmemek ne mümkün?
Başka bir konudan bahsediyorum şiir de dahil bu mesajların başından beri! Ama sürekli kendinize dönüyorsunuz. Biz o masallarla büyütüldük kardeşlerim.
Sizler "Ketçap yemek rodi giymek?" tartışadurun.
Yineliyorum: "Yaşam, zannettiğiniz kadar zor değil"
ve Tanrı'ya elimi uzattığım da, sizin söylediklerinizin hiç birini söylemiyor, hiç birini istemiyor ve hiç birini anlatmıyor. O, sizin zannettiğinizden daha yalın…
Bu enerjiyi "öcü" gibi anlatmaktan vazgeçin. İnsanlara inancın kapılarını açarken korkuyu da yanınızda taşımayın. Ezberden uzak tutun. İçten yapılan hiç bir şeyin ezberi olmaz.
Ve şiirdeki duygudan uzak bu söylemlerinizi de lütfen burada bırakmadan yanınızda götürün. Bu site inanç tartışmalarının yapıldığı bir yer değil…
Selamlar.
içimde bir canavar yaşıyor romeo.
o ki göklerde sanılan.
ve hiçbir zaman bana şevkatle sarılmayan.
Var olmak güzel..
Tanrı'nın kolları bizi kucaklayacak kadar uzasın.
Biz Tanrı'nın kollarına sığacak kadar büyüyelim.
Tanrı iyiydi, sen bunun kanıtıydın şair(im)
Kutlarım.