Yaşamak, hançer saplı beyaz kadınlar gibi. Şizofren selamlar idam edilir gibi, yaşamak, ölmeye ilk gelişim gibi..
Zaman çöplüğünde, kahrolası duvarlara çizdiğim kudurmuş denizler gibi soğuk bir gecedeyim..
Öznesi sensizliğime yapışmış Acil sevişmelerim
-üşüyor..
Üşüyor..
Üşüyorum..
Bir yanı aksak yaşam mı olur? Ya aksamıştır yaşam, yada yaşamıştır ağır aksak..
Seni bıraktığım her köşe başı
Şimdi yalnız
ve ürkek,
korkak
ve çaresiz,
öfkeli
ve sessiz…
işte ağır bir yaşamın aksak yanı
O
köşe başları..
İstanbul’u sevmek seni sevmek gibi.. ve seni sevmek, İstanbul’u sevmek gibi..
Bir kentten bir kente
sürgüsü çekilmiş yalnızlığım gibi..
içeri gir ve çık
ve üstüne kilitle rutubetini aşkının..
ve konuşma
bir süre daha..
benimle
seviş
kilometrelerce..
..
Yaşamak, hissetmenin “sen” olduğunu bilmek gibi. Yani yüklemsiz tümcelerimde “sen” dolanıyorken, bunu sen olduğun için kurmak gibi.. Yaşamak, sana ilk gelişim gibi..
Şimdi seninle kurduğum ilk düşe sarhoş bir ölüm getirdim..
Asma katında seviştiğimiz onca saatler, kızıl bir geleneği yıkıyorken
Seviyorum seni..
ve seviyorum
mataramdaki seni savaşta
terk ederken…
Biz; flu bir düşe yenik düştük…
Kaan Özer




Yorumla
Beni benden alan buydu..