Istırabımın sebebini bilmiyorum..

e-Posta Yazdır PDF
Beni seviyordu

Öyle çok seviyordu ki, kaybetmek istemiyordum.

Benimle geçirdiği her dakikayı anımsıyorum. Portakal suyu ve Ankara, onunla daha bir anlam kazanıyordu. Ceketimin önünü delikanlıca açıp, etrafa “sevgilimi bekliyorum” bakışları bırakarak onu ilk fark eden ben olmak istiyordum. Metro merdivenlerinden usulca çıkıyor ve ilk baktığı yerde beni görememenin şaşkınlığını gizleyip, kendine uygun bir yer seçmek için ilerliyordu.

Bir şarkı duyardınız göğüs kafesinizi okşayan.. Nefes aldıkça ney ve keman sesleri sevişirdi ciğerlerinizde ve o sese doğru koşarken asla yorulduğunuzu hissetmezdiniz. İşe yaramaz melodiler, işe yaramaz sözlerle asla bir araya gelmezdi ne de olsa. Ne de olsa, beste ile güfteyi birbirinden ayırdığınızda, kalbinizin üstüne koyacağınız bir şiiriniz, ve altına sereceğiniz fonunuz olurdu.. Hüzün protezleri vidalanırdı yüzünüze, ama yine de iz bırakırdı gülümsemeleriniz. Zaman, Aşk, Para, mutluluk, harcanmak için yaratılmışlardı. Acı birikiyordu ve dolduruyordu boşluklarımızı. Oradaydı sevgilim. “heeeeeeeeeeeyyy” demeliydim elimi önümdeki öküzün boyundan aşırıp sallayarak.. fark etmeliydi beni ya da ne önemi var; koşmalıydım ve iki bedenin ölürcesine çarpışmasını herkes izlemeliydi. Saçlarını ellerimle kaldırıp boynundan sıcak kokusunu çalmalıydım ona sormadan. Gözlerinin ferini katletmeden, bir Ülkenin savaş çocukları gibi aç tüketmeden sevmeliydim onu. Ateşli dudakları yalnızca beni öpmeliydi.

Bacaklarını kaldırıp viskisini yudumlaması
Bir şiir kadar hafif
Bir şiir kadar edilgen
Bir şiir kadar paspal
Ama asla bir şiir kadar amperest olmayan bu kadın, başkalarını sevmeye fırsat bulamadan benimle ölmeliydi.

Kilisede mumlar yakardınız sırtı sıvazlanmaktan aşınanlara, ölenlere, rahmet dilenenlere, kırlangıçlara, suya ve rüzgara..

Dualar ederdiniz mal, mülk, para, aşk ve seks için. Spermler hayal perdenizi yırtardı ve gözbebeklerinize tecavüz ederdi kimi zaman. İkram edilen şarapları içer ve sarhoş olur, ihtiyar pezevenkler gibi bir omzu düşük hayallerinizi, bulunduğunuz kiliseden dışarı fırlatırdınız. Kim bilir hangi mazbutun ağırlığına denk düşerdi veya kim bilir hangi sünepe beyinler kapışırdı hiçbir boka yaramayan karşılıksız çeklerinizi. Sizler tıpkı ben gibi, yada ben tıpkı sizler gibi en fazla 3-4 gün içinde unuturum orada olanları. Sonra bırakırız içimizdeki hayvanı, sevmekten yorulmuş, ama sevmeye bir o kadar aç halde sokağa..

Beni seviyordu..
Öyle çok seviyordu ki, kaybetmek istemiyordum.
Ama o kahverengi gözlerini, kahverengi emanetimle birlikte alıp gitti.
Geriye yarım buçuk adam, unutulmaz portakal suları, soğuk Ankara, saat altı otobüsleri ve kimliksiz yüzler kaldı.

Ha ben mi?
İçi kof dışı mağrur
Ve bir omzu düşük hayallerini cebinde taşıyan
Yani bu yüzden ihtiyarlayan biriyim artık..
Istırabımın sebebini bilmiyorum..


Kaan Özer` / 02sb07
 

Yorumla 

  1. #1 heartbeat

    umarım sendee artık hayatın sadece bir kişiyi beklemekle ya da düşünmekle gecirmenin ne kadar kıyıcı bişey oldugunu anlar,silkelenir ve olmak istediğin yer onun dışında herhangi bi yer olurr..düşünsene ne kadar güzell olurdu şimdi istediğin sehirde isrtediğin dilde istediğin işi yaparak ve cevrende sevdiğin dostlrınla hayattan zevk alarak gülümseyerek etrafına bakmakk..hayattan tat lamak süper bişi yaa,,güçlüyümm..güçlü olmanızı istiyorumm !!
  2. #2 Kaan Özer`

    Mucize?

    Beklenen ve hayal edilen, [en önemlisi bize sunulan] bu tanımdan çok uzak…
  3. #3 Birkan

    Mucize yoktur. İnsan vardır!..
  4. #4 Ceyda

    Garip..
    Uzun zaman önce yolculadığın bir yolcudan bahsediyorsun sanki..İçimden şunu demek geliyor..
    Yaşadıkların saliselere saklıydı belki ama anlatmaya kalksan saatleri alacak sanki..
  5. #5 tuğçe

    aşık olmuş biriydim bir zamanlar şimdi aşkın a sını azımama alamam derken o çıtı karşıma ısdırabımın sebebini unutup gittim dönüşü olmayan bu yola bene tek bir söz söyledi ' GEL AŞKIMA TABİ OL.' hiç birşey anlamamıştım yine yine ve yine maalesef aşık olmuştum sonunu şimdiden göre biliyordum pişmanlık pişmanlık ve yine pişmanlık.
  6. #6 Andrea

    uzak bir düş gibi sanki kısa bir yaşanmışlığın ardında gizlenen koca, köklü bir meşe gibi; ama narin ve mağrur sanki… hem gerçek hem de düşlerle kaplanmış kalbinin en deririninden gelen… sessiz bir itiraf..
  7. #7 melish

    terminal kötü bir yerdir.
  8. #8 melike

    Beni seviyordu…
    Öyle çok seviyordu ki,gitti sessizce…
    Çünkü biliyordu…
    Gidenler en çok kalanlardı bize…
  9. #9 çiğdem


    ateşime büyük bir odundu
    "seni kaybetmek istemiyorum " deyişin.
    Git

    yanıp küllerimden yeniden doğmak istiyorum…

    beni kaybetmek istemeyen adam da..böyle midir? demeden geçemedim okurken..
    Sanmam!

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı