Siyah Masa

e-Posta Yazdır PDF
alt katı güzeldi liman kahvesinin. önce sulandırılmış kirpiklerinden çekerdim bir nefes, sonra dudaklarını koyardım sigaramın yanına.

üstünde sere serpe yatan
dizleri kaşınan
parmakları parmaklarımdan kıvrılan
saçları karışık
gözleri kadıköy’den büyük bir esrarın perdesi yırtılmış siyah masanın üstünde…

diş geçirdiğin bütün renklerin kalitesiz bir hüznü vardı ve en az kültür müzayedesinde yıldırım aşkına tutulmuş talihsiz antika gibi raflarda yerini almış tabloların vardı senin. her fırça darbesine dokunuşun siktirolup gittiğinde anlıyordun gri yaşamların ne demek olduğunu.

liman kahvesinin üst katları gibi duman altı,
siyah masanın ayaklarına çakılmış çivileri hatmetmiş
ve bu yüzden çok bilmiş ezbere çocukların penceresinden izliyordun beni.
yani bu yüzden, çekip giden ka(dı)nsızlığının göğüsleri sızlıyordu

toplamı hiç eden sevmelerimiz olacaktı oysa boy boy (!) önce sen sevecektin masanın üstüne bütün parçalarımı, sonra ben sevecektim siyahın üstüne bütün koz(a)larımı… beceriksizliğin yüzünden döküldü üstümüze gözyaşlarımız.

kirpiklerine astığım bütün renklere taktığın isimler, şimdi masamda leke (!)
önce çekiyorum bir nefes
sonra koyuyorum dudaklarını sigaramın yanına
toplamı hiç ediyor

1 +1 = 0

Kaan Özer / 14ekm06
 

Yorumla 

  1. #1 hülya

    Tek kelime;harikulade…
    yüreğine sağlık…

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı