Puskin'de bir melodi -II

e-Posta Yazdır PDF
Yanıma yaklaş…

Yada sen dur olduğun yerde, ben bir çocuk gibi ağlayayım göğsünde anne..

Sırtımdaki izi, kalbimdeki izle karıştırırdın eskiden.. Babamla sevişmedim ben.. bu leke, O’nun lekesi değil anne.. Bacaklarımın arasından sızan sesi duyuyor musun? Bu ses, kaldırımlara düşürdüğüm terimi süngüyle öldüren bir Ermeni’nin sesi.. Sen o zamanlar babamla sevişiyordun.. Ben değil anne, sen! Sevişmiyor muydun? Olsun.. Ermeni’de sevişmiyordu anne..

Portakalın kabukları neden bu kadar kalın? ve neden bu kadar ağlak içi? Her turuncu gecede bir kaldırım eksiliyordu. ve ben her kaldırıma bir portakal soyuyordum anne.. Sense, sırtımdaki izi kalbimdeki izle karıştırıp, göğsüme portakal renkli gözyaşları ekiyordun. Bilmiyordun yastığıma bulaşan adamı.. bilemiyordun Hovhannes Gasparyanla seviştiğiniz yatakta büyüyeceğimi.. Sen; tablodaki giz gibi, moskovalı fahişe gibi, sırtımdaki leke gibisin anne.. değil misin? Olsun.. Ben her antre dönüşlerinde de bir portakal soyuyorum anne..


Kırmızı kurdelalı ayakkabılarım yürüyor üzerime doğru. Bense saçları dağınık odamda bütün kafesleri açıyorum özgürlüğe. Sesin gömülürken geceye korkuyorum anne. Mideme yapışan serseri asidik baskılar gibisin. Duvara çizdiğim ışığı bile hatırlamıyorsun. Sen, tıpkı babam gibi şarkılar söyleyip geceye tükürdüğünüz bütün yarım düşler kadar çaresizsiniz.. Piyano ve sen.. sen ve babam.. babam ve piyano.. her gece kısa bir melodi. Sonra aşk pazarlığında puskin.. tükürdüğüm mendili, seni, melodiyi ve puskini unutmadım anne.. Onurunu yarıya indirir misin? İndirmez misin? Olsun. Ben her sararmış çarşafı asıyorum göğsüme anne..

Sen, yaşamın bütün zevklerini tatmış ağdalı şaşkın..

Bacaklarımın arasından sızan sesi duyamıyorsun..

Bil ki; ben ölene kadar portakal soymayacağım.. Sense benim ne söylemek istediğimi bir ömür boyu anlayamayacaksın anne..


04.02.2006 - Kaan Özer`
 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı