Sus pus

e-Posta Yazdır PDF

Susarken ya da acıya pusarken ne kadar medotik olursak olalım, hayatla evliliğimizin en güzide noktasında mutlak bir sokak ayrımı vardır. Bu bizde kalıcı izler bırakmasa da, kapının önünde yaşamı terketmediğimizi göstermek adına bıraktığımız ayakkabılardan anlaşılır ne kadar acımasız davrandığımızı.

Yerinde saymalarımızı, inişlerimizi ve çıkışlarımızı, rüyayla gerçek arasında kalışlarımızı, aç ve tok yorgunluklarımızı, varlığımızı ve yokluğumuzu; yani bunca kararsızlıklarımızı, yaşam denilen tek düze yolculukta kendimize karşı yaptığımız haksızlık olarak niteliyor, sus pus oluyorum.

Kaan Özer

 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Alıntı